Hakkımda

Fotoğrafım
Gülüyorum,ağlamamak için; aslında ağlamayıda beceremezdim. Gülmeyi de beceremiyorum ya,sadece kafamın içinde gülebiliyorum, oradada kahkahalarım gözyaşlarımdan bile daha acı...

10 Şubat 2010 Çarşamba

saçmalamalı mı, saçmalamamalı mı?

intihara kalkıştı kalbim..
en büyük günahkardır benim kalbim,
canına kastetti çünkü...
yaşamak dururken,ölesi geldi...
ama cinayetten ucuz kurtulduğu unutuldu...
onu öldürmeye çalışan katiller,
kalbim kendini öldürmeye kalkışınca
temize çıktı bir anda...
kendi ellerimle cenneti verdim onlara...
hem kurtarıcı,hem de yok ediciydim ben şimdi...
bana yararı neydi?
intahar olumsuz sonuçlandı,
yaşamaya devam ediyor kalp..
çok sıkıntılı zamanlar,
kelimeler kısıtlı...
dilim,elimde kilitli...
durdurun beni,
dindirin hırçınlığımı...
madem kurtardınız,
iyileştirin beni...
duydunuz mu beni?
alooo?...
bipp sesinden sora mesaj mı bırakmalıyım yoksa...
yoksa kalpteki yaralar şuur bozukluğuna mı sebep oldu..
git gellerde miyim ben?
yok canım,gayet iyiyim gibi..
ne diyorum ben,
ne anlıyorum ben,
ne duyuyorum ben,
evet saçmalıyorum ben...

4 Şubat 2010 Perşembe

masallarımız

alışkanlıklarımız mıydı acaba bizi yıkan? alışmak,sahiplenmek,benimsemek kötü müydü yoksa? ya da sadece sevgimizden mi? fazla karışık geldi bana.. çözemiyorum...
insan yalnızlığa da alışmalı öyleyse? ona neden alışamıyoruz? ya da hep elimizde olmayanı mı istiyoruz?insanoğlu neden ego peşinde,saf sevgi peşinde olmaktansa?
aşka dair hiç birşey kalmadı bende..aşk masalları,aşk şiirleri yazamaz oldum... aşk öldü bende! bu ölü aşk korkutmuyor beni.. onsuzluk acıtmıyor artık... aşk ne ki? aşk bir şuur bozukluğu demiş büyük adamın biri..doğru mu demiş? ya da bana göre mi doğru?!
yalan sevdalarla kandırılmaktansa,kandırmaktansa yalnızlık en mükemmeli... sadece oyalanmalı bir şeylerle.. çağımız kullan at çağı.. çok pratik olduk biz insanoğlu... herkes koşturuyor, ne için?
yalan dolan işler bunlar... herkes yalan,yok olup gidecek herkes...
bir sevda vardı hayalimde,büyük hayal kırıklığı oldu...çok masal okumuşum,çok film izlemişim..
artık kandırmasınlar bizi...iyi bitmiyor gerçek hayat...bir gün bir film yapıcam ve kötü bitecek sonu... ben kandırmak istemiyorum kimseyi...en başta kendimi...en büyük günah budur benim için..tüm insanlık için...
bir gün bir masal yazıcağım o da kötü biticek...çünkü benim hayat masalım hep kötü gitti... sonunu bilemem ama gidişata bakarım ben...bizim masallarımız ya yarım ya da kötü... hayat kötü,cehennem işte tam burası...tam üstündeyim...çok kez gittim geldim,ben de karar verdim; üstündeyim cehennemin,yapıştım... belki gün gelir bekçisi olurum o cehennemin...
bu bir masal değil,anlatmak istediklerim var onları anlatıyorum kendimce... beni bilen anlar..
kaç kişi var ki bilen...bazen ben bile bilemem,onlar bilir..onlar kim mi? bu hayatı paylaştıklarım, hayatlarını paylaştıklarım...biz aynıyız, o yüzden yan yanayız... bizim masallarımız biraz karışık.. herkesin öyle olmalı... herkesin masalı kendine...

31 Ocak 2010 Pazar

+ 18

düşünüyorum,birşeyleri düşünüyorum. o kadar çoklar ki, karışıyorlar bazen.. kimi zaman çok mutluyum,kimi zaman çok mutsuz...oyalayacak bir şeyler olduğu müddetçe iyiyim.. ama boş kaldığımda delirmek istiyorum bazı bazı..
ama bazı bazı...bazende ne güzel diyorum, bu kafada olmak... hep bir kargaşa içinde olmak.. sakin gidince hayat sıkıntı yapıyor... o kadar inişli çıkışlı ki anlatamam..zaten anlatmakta istemem... anlatsam anlayamazlar ki.. anlamak istemezler sanki.. aynen şuan yazdıklarımdan birşey anlayamadığım ya da anlamak istemediğim gibi..
evet bildiniz yalnızım.çokta sıkılmışım bu gece...hep daha fazlasını istemekten, yetmemesinden.. bu ne iştah be kardeşim. akıllan diyor, akıllanmalıyım diyorum.. o ilk diyen kim bilemiyor ben..
birileri konuşuyor kafamın içinde.. ..kafam almıyor,.çok ağırlaştı düştü düşecek gibi... aman düşersede düşer,tutan olur elbet.. tutmazlarsa da parçalanır kafatasım,beynim dağılır yerlere..
umarım betona düşer ki çatlamak dışında dağılmaya dönüşür bu düşüş... sakat kalmaktansa ölsün daha iyi... hep en yükseği... acıysa en fazlası,tutkuysa en şiddetlisi,aşksa en büyüğü, nefretse en yoğunu... herşeyin en çoğu..ortası yok,azı da yok..hep fazla...
kesmek lazım burada yazıyı yoksa daha da şiddetlenecek kelimeler.. fazla kırıcı ve acıtıcı olcak. acımasın kimsenin bir yerleri...
benim mi?
acısın en yükseğinden...
severim!

29 Ocak 2010 Cuma

bir ben var ama ben değil gibi sanki..bana da benziyor oysa ki... zaman ne kadar da değiştirmiş beni...
acılar büyütmüş,oysa derdim ki hiç büyümeyeceğim ben.. nasıl da safmışım bunları derken... büyüyorum istemiye istemiye... büyütüyorlar zorla... saflığını alıyorlar. içindeki tüm güzellikleri öldürüyorlar. duygularını bitiriyorlar..
izin vermesen de onlar acımasızca alıyorlar izini... kabul etmek zorunda kalıyorsun...
yalnızlığa kaçıyorsun o büyük kalabalıklardan... yalnızlık acıtmıyor onlar kadar. sen kendini daha az acıtıyorsun.ben kendimi daha az acıtmayı öğreniyorum yalnızlığımda. bu yüzden yalnızım. tek başına olabiliyorum. yetiyorum kendime... eskisi gibi muhtaç değilim insanlara...
kabullendim hayatı,insanları..
mükemmel sevgi yok,kandırmayalım kendimizi.
ve insan bir kere aşık olmaz, inanmayalım.hurafe bunlar.
hayat nasıl geliyorsa gelsin artık.kabullenince kolaylaşıyor...

25 Ocak 2010 Pazartesi

işte yeni dövmem...
bok böceği...
tılsımdır kendileri..
kapatıcı ve kurtarıcı...
ama bu benim için olan anlamı...
bakınız google a, anlamına...

13 Ocak 2010 Çarşamba

ölmüşüm...

şimdi bana dediler ki sen öldün! yok dedim ben ölmedim..
yok yok dediler ve direttiler; sen öldün biz biliyoruz...
allah allah ama yaşıyordum ben?!
anlatın dedim,anlattılar ama anlamadım..
sora bir kaç dosta gittim,sordum; ben öldüm mü?
yaşıyor musun ki?
hala anlamadım...
bana diyenlere gittim,anlatın dedim en yalın dilde..
dediler ki; bedenin yaşıyor ama ruhun bizlere,sizlere,onlara ömür...
o ne demek dedim?
gayet net dediler...
sora öğrendim ki;bedensiz de yaşarmış ruh..
ölüm sebebiyse ruhumun çok acıtıcı..
ben farkına varmadan,ben anlamadan, ruhuma tecavüz etmiş,
kötünün teki..ee dayanamamış bu ruh tecavüze...
intihar etmiş sessizce...
şimdi ruhum nerde bilmiyorum ama ben onsuz yaşıyorum...

20 Eylül 2009 Pazar

aşk yok artık...

aşk öldü,ölürken öldürdü...herkes yalancı,herkes sahtekar..bugun çok seven yarın arkandan vurandır..kalbi olanlara geçmiş olsun diyorum,çünkü insanlık kötülük hastalığına yakalanmış... ve kalıcı hasarlar bırakıyor insanlarda...bulaşıcı da...artık herkes kötü...tek emeli acıtmak...
kötülerin tek yaptığı onları seven iyileri yok etmek...iyiler direniyor ama görünen o ki yenilicek iyilikler..bulaşıcı hastalık çılgınlar gibi ilerliyor...bağışıklık sistemleri çökmek üzere iyilerin.. pes etmeliler mi acaba?etmeli miyim? direnmeye değecek insanlar kaldı mı? kime güvensen tekmeyi basıyor, kimi sevsen arkandan oyunlar yapıyor...tanrım nerdesin? pes mi ettin kötülere karşı? iyiler birleşse başarırlar mı, kötüleri yenebilirler mi? yoksa uyum mu sağlamalı? bilemiyorum.. kötünün biri kalbimi çıkardı yerinden ve attı yerlere...üstünde tepindi,bakakaldım öylece.. şaşkınlıktan,üzüntüden,acımdan donakaldım...dümdüz ve paramparça kalbim...canım acıyor.. bazı iyiler iyileştirmeye çalışıyor..ama kalbim üzüntüden olumlu tepki vermiyor... çok acıyor.. çok acıtıyor...
tanrım kurtar beni bu pis hayattan;ölsem,gelsem yanına ve kurtulsam...ahhh ölüm bir kurtuluş, zor olan yaşamak diyor güzel bir filmin,güzel bir sahnesinde...mutluluklar ve sevgiler,film ve kitapların dışına çıkamıcak mı? masal olarak mı kalcak? tanrım bu dünyanın sonu nereye gidecek ki? kıyamet kopsun alsın götürsün beni...