sabah yataktan kaltığımda kim bir gerçekle yüz yüze geleceğimi bilebilirdi ki tanrıdan başka..tabiki kimse!medyumları saymazsak(!)ılık bir duş ve güzel bir kahvaltıdan sonra,giyinmiş günün zorlukları ile mücadele edebilmek için meditasyonumu yapmış,koşuşturma dolu için evden çıktım..kapımı kilitledim,merdivenleri iniyorum..ama hayır,olamaz!!hayatta görmeği istemediğim,yani günde ilk göreceğim varlık olmamasını istediğim;tanrının yaratırken acımasız olduğu bir yaratık..karafatma!böceklerin en ufağından bile korkup,kaçmışımdır..ama gariptir ki bu sefer aynı şeyi yapmadım.durmuş hem kendime şaşırıyor,hem de onu yakından izliyorum.korku mu?tiksinti mi?galiba onlardan iğreniyorum..pis ve asalak oldukları için..artıklarla yaşıyorlar ve çoğu insanı korkutuyorlar..özellikle de beni..o an,o karafatmanın,pis böceğin yaşamına son vermek istedim.kendimi o an azrail gibi gördüm,bunda benim suçum ne!ve hayatımda hiç yapmadığım,yapamadığım şeyi yaptım..onu ezdim,dümdüz ettim.çokta zevkli geldi..sonra midem bulandı..çantamdan kolonyamı aldım,burnuma dayaya dayaya yola koyuldum..hele şükür apatmandan çıktım..bugün bir iki yere uğrayıp sergi için yer ayarlamam,bir dükkana resmimi bırakmam,yayınevleriyle konuşmam,ardından da kuzenimin okulundaki konserine yetişmem,akşamda arkadaşımla buluşup sinemaya,çıkıştada yemeğe gitmem lazım..fazla güzel ve koşuşturma dolu bir gün..koşuşturmak ve ben çok uyumluyuz;severim hani onu..dolmuş durağına ilerledim ve boş bir dolmuş bulup önüne kuruldum.sabahın onunda kim olur ki,hem de cumartesi günü..?binmiş dolmuşa,kulağımda wolkman,huzurluyum(enigma dinliyorum)ve istiklale gidiyorum.o tiksindiri olayı unutmuş gibiyim ama değilim..sonuçta karafatma katili olmuştum..yarım saatlik bir yoldan sonra istiklalde yürüyorum.sergi için yer aramama gerek kalmadı;arkadaşım aradı,o bulmuş bana..ahh şu dostlar kara gün dostları olmasa ne bok yeriz...bir de ak gün dostları var,kazık atıcı yani...kabul etmek lazım onlar olmasa hayatçok sıradan geçer..onlar bize,yaşamımıza neşe katıyor..severim onlarıda(!)15 dakikalık bir yürüyüşten sonra dükkana resmimi bıraktım.ve ilk yayınevine gittim.iyi bir yere benziyor.ama daha gezinmek lazım..kitabımı kötü bir yerden çıkarmak istemiyorum...dinlenmek ve bir şeyler atıştırmak için naregatsiye girdim..bir kaç yıl önce çok sevdiğim bir arkadaşım getirmişti beni,ilk buraya..biraz kıl ve uyuz olduğumdan;ne biçim yer,beğenmedim,hadi gidelim türü şeyler sıralamıştım..oradan çıktıktan sonrada orayı çok sevmiştim..ve her istiklale geldiğimde uğrar olmuştum..işte ben...yarım saat dinlendikten ve winter menü tıkındıktan sonra,yine yola koyuldum..ilerliyorum..
-şişştt,şişttt!yavrum..
arkamı döndüm;aman tanrım iğrenç bir böcek daha..bu seferki insan görünümünde ama BÖCEK.
neden sokaklarda rahat dolaşılamıyor bu böcekler yüzünden!?tiksiniyorum,iğreniyorum hepsinden!epeydir erkekleride böcek gibi görüyordum..iğrençler,asalaklar;yapışıp bırakmıyorlar.ve çoğu kadını rahatsız edip,korkutuyorlar..özelliklede beni..hızlı hızlı adımlarla diğer yayınevine ulaşmıştım.oraylada konuştum;rahatsız bir biçimde..böcekten dolayı..dışarı çıktığımda pis böcek hala beni bekliyordu..yuhh dedim..o an onu da apartmanda öldürdüğüm karafatma gibi ezmek istedim..yeni bir parola;"böcek gördüğün yerde işini bitir,onu ez!"ahh orda bir buldozer olsaydı..artık dayanamaz olmuştum,gittim böceğin yanına..bana bak pis sürüngen,beni takipe devam edersen,bir telefon açar,mafya babası olan sevgilime işgalini bildirir,dayaktan seni öldürtür,leşini de balıklara yağmalatırım dedim..
_hadi ya!!
off evet çok saçma olmuştu..pekii,sen bilirsin pis böcek..bekle ve gör..tamam mafya bir sevgilim yok ama kendi işimi kendim halledebilcek kadar güçlü bir hatunum..ilerliyordum,böceği bilmediği boş ve çıkmaz sokağa soktum..çantamdan spreyi çıkardım ve pisliğe;tamam canım anlaşalım,gel,gel,dedim..
-hehh bebeğim böyle dize gel..
spreyi arkamda sakladım,işveli,cilveli ben..böcek yaklaştı..cinsel organına bir tekme(kalın lastik botlarımla)böcek yamuldu..tam;orospu diye kalkmaya çalışırken,yüzüne sprey..
offf,müthiş...yanımda böcek ilacı taşırımda..sen hizaya gel esas pis böcek dedim ve koşar adımlarla oradan uzaklaştım..iyiki yanımda böcek ilacım var...(gözyaşartıcı sprey,bu zamanda taşımak lazım.yoksayalnız başına sokaklarda,karanlıkta nasıl bir yerlere gidebilceğiz bu böcekler varken?)bugün böceklerden yana pek bir şanslıyım,ne şans ama!kuzenin konserine 1,5 saat var,bende sahafları,mağazaları gezmeye koyuldum..çevremdeki böcekleri saymaksızın.etrafıma koruma ağı gerdim..yaklaşanı ezerim..konsere yarım saat kala kuzenimin yanına gittim..biraz muhabbet etmek için.okulun bahçesine çıktık,temiz hava gibiside yok hani..hangi temiz hava istanbulda?bahçe güzel,ağaçlar,çiçekler,kuşlar,böcek,böcekler!!!!ıyhhh!yaz mevsimini bu yüzden çok sevmiyorum;tüm böcekler su yüzüne çıkıyorlar,yer altındaki kovuklarından..güller ne kadar da güzel gözüküyordu..beşparmak indiriminden hoşlanan ellerim pembe güle gitti..dayanamadım kopardım..ahhhhhhhhhhhhh,hayırrrr,olamaz...ya çok acıyor..olan oldu ve arı kardeş beni elimden soktu;hem de bir soktu,pir soktu..konsere 15 dakika kala koşarsın eczaneye..baktırırsın şişen eline..acıdan akan gözyaşları merhem olsalar keşke elime..alam ya ne kadar şansızım;neden,niçin ben?bir gün içinde üç böcek...neden ben?konsere tam vaktinde yetiştim..yıkılmadım,ayaktayım,konserdeyim..konser bitimi,tebrikler,veda ve yine yollar..arkadaşımla buluştuk atlas pasajının önünde...sana bir süprizim var dedi..yaşasın dedim;bugün çok berbat bir gündü ve süprize ihtiyacım vardı..eee,nedir süprizin?
-sinema biletleri benden..
süpriz bu muydu yani?!ya tamam nankörlük etmemek lazım ama daha fazlasına ihtiyacım vardı bugün olanlardan sonra..tabiki çaktırmayıp,ay gerçekten mi,çok teşekkür ederim diye oynadım..ee,hangifilm peki?
-bir böceğin yaşamı..
ne??????????????!!!!hayır,olamaz...neden yaaa!!!!öyle bir kaçmışım ki kız şaşkınlıktan bakakalmış..koşa koşa bir yerlere gidiyordum;nerelere gittiğimi bilmeksizin.ne zaman bildim ki?insanların şaşkın ve ne yapıyor bu dercesine bakışlarına aldırmayarak koşmaya devam ettim..böceksiz bi yer bulana dek..buldum mu?yoo,nerde böceksiz bir dünya?onlar her yerde,beyinlerde...
30 Ocak 2008 Çarşamba
sıçmak..
acıkan karnımı ve beynimi doyurdum.midemde ağırlık mevcut ama artık ses yok gurlamıyor...
aradan yarım saat bilemedin 40 dakika geçiyor ve bağırsaklarn başlıyor bu sefer çalışmaya..ama ben öyle her yerde yapamıyorum büyüğümü..birkaç saat tutuyorum,bu tam bir işkence oluyor ama sonunu düşünüyorum;mutlu sonu!aradan geçen 2-3 saatten sonra(işkence dolu saatler,
çünkü devamlı osuruğun gelir ama osuramazsın ki eğer osurursan bokunu zor tutarsın) neyse geldik eve tuvalete doğru..haa,ben bazen daha eğlenceli olsun diye evdekilerle muhabbet ederim..daha işkence,daha zevk!herşeyin hep fazlasını isterim..en sonunda vardım son çizgiye..pantalonunu,donunu çıkartıp,oturursun ve başlarsın ıkınmaya..geciktiğinden biraz zorlanarak çıkar ama çıkar..ohh be dersin,dünyanın en büyük zevki sıçmak,fazlalığın vücudundan çıkması..tanrım dünyalara bedel birşey..seksten,boşalmaktan,yemek yemekten de çok öte güzel bir duygu bu!her sıçtığımda ki en az günde 2,bu duyguları yaşıyorum ve dünyanın en büyük zevkini tadıyorum..tanrı kabızların yardımcısı olsun..sıçarken aşklarımı düşünüyorum..onları bir yemek gibi görüp acıktığımda yiyorum yiyorum,mideme indiriyorum..sonra pisliğe dönüşüyorlar..yerken süperler,en sevdiğim yemekler;onları zevkle,iştahla yiyorum..ama ne oluyor;sonuçta dışkıya dönüşüyorlar.bir sifonluk iş!!oturuyorum onları sıçıyorum,zevkle..ve rahatlıyorum,içiçmden atıyorum.sifonu çekiyorum..'aşk birboktur,bunu yiyen çoktur' sözüyle tuvaletten çıkıyorum...
aradan yarım saat bilemedin 40 dakika geçiyor ve bağırsaklarn başlıyor bu sefer çalışmaya..ama ben öyle her yerde yapamıyorum büyüğümü..birkaç saat tutuyorum,bu tam bir işkence oluyor ama sonunu düşünüyorum;mutlu sonu!aradan geçen 2-3 saatten sonra(işkence dolu saatler,
çünkü devamlı osuruğun gelir ama osuramazsın ki eğer osurursan bokunu zor tutarsın) neyse geldik eve tuvalete doğru..haa,ben bazen daha eğlenceli olsun diye evdekilerle muhabbet ederim..daha işkence,daha zevk!herşeyin hep fazlasını isterim..en sonunda vardım son çizgiye..pantalonunu,donunu çıkartıp,oturursun ve başlarsın ıkınmaya..geciktiğinden biraz zorlanarak çıkar ama çıkar..ohh be dersin,dünyanın en büyük zevki sıçmak,fazlalığın vücudundan çıkması..tanrım dünyalara bedel birşey..seksten,boşalmaktan,yemek yemekten de çok öte güzel bir duygu bu!her sıçtığımda ki en az günde 2,bu duyguları yaşıyorum ve dünyanın en büyük zevkini tadıyorum..tanrı kabızların yardımcısı olsun..sıçarken aşklarımı düşünüyorum..onları bir yemek gibi görüp acıktığımda yiyorum yiyorum,mideme indiriyorum..sonra pisliğe dönüşüyorlar..yerken süperler,en sevdiğim yemekler;onları zevkle,iştahla yiyorum..ama ne oluyor;sonuçta dışkıya dönüşüyorlar.bir sifonluk iş!!oturuyorum onları sıçıyorum,zevkle..ve rahatlıyorum,içiçmden atıyorum.sifonu çekiyorum..'aşk birboktur,bunu yiyen çoktur' sözüyle tuvaletten çıkıyorum...
bilinmez neden..
yarı karanlık sokakta ilerliyordu herif..birden gözlüğünü çıkardı ve cebine koydu..kıç cebinden cüzdanını aldı ve içine baktı..hıh dedi ve yerine koydu..montunun cebinde sigarasını ve çakmağını
aradı,buldu..git gide koyulaşan karanlık çakmağın aleviyle hafif aydınlandı..ve yerine koydu;sigarasıyla,çakmağını..sonra yine gözlüğüne baktı,yerinde mi değil mi diye?!bir telaş vardı,kaybetme telaşı..kaybetmek;neyi,neden,niçin?bende nedensiz bir biçimde,bu tanımadığım et parçasını takip ediyordum..sanki bir el çekiyordu beni,takip etmem için onu..adamdaki ilk izlenim buydu;kaybetme telaşı..devamlı aranıp duruyordu..bende de başlamıştı..aklıma birşey takılıyordu,açıp çantamı arıyordum..hay alam rujum nerde?ya cüzdanım?!az önce baktım..hehh burda...ayyy çakmağım yok..hediyeydi..ya,cebime koymuştum...o anda,o et parçasını paranoyalarıyla yalnız bırakmaya karar verdim..çünkü artık uğraşmam gereken kendi paranoyalarım başlamıştı..
not;paranoya bulaşıcı bir hastalıktır..
aradı,buldu..git gide koyulaşan karanlık çakmağın aleviyle hafif aydınlandı..ve yerine koydu;sigarasıyla,çakmağını..sonra yine gözlüğüne baktı,yerinde mi değil mi diye?!bir telaş vardı,kaybetme telaşı..kaybetmek;neyi,neden,niçin?bende nedensiz bir biçimde,bu tanımadığım et parçasını takip ediyordum..sanki bir el çekiyordu beni,takip etmem için onu..adamdaki ilk izlenim buydu;kaybetme telaşı..devamlı aranıp duruyordu..bende de başlamıştı..aklıma birşey takılıyordu,açıp çantamı arıyordum..hay alam rujum nerde?ya cüzdanım?!az önce baktım..hehh burda...ayyy çakmağım yok..hediyeydi..ya,cebime koymuştum...o anda,o et parçasını paranoyalarıyla yalnız bırakmaya karar verdim..çünkü artık uğraşmam gereken kendi paranoyalarım başlamıştı..
not;paranoya bulaşıcı bir hastalıktır..
bye
bu gece bu kent çok yabancı bana.rüzgarın dili bile çok farlı..elveda şarkısını söylüyor,bir sokak çalgıcısı..bildiğim tek şarkı..sokaklar,insanlar,herşey yabancı..aşk mekanım sahil,martılar,hepsi kafasını çevirdiler,ben geçerken..trenin düdüğü,bu gece duyduğum tek anlamlı ses..ayrılık zamanı geldi..bu onun sesi..elveda yabancı geçmişim..
???
bazı sabahlar var ya uyanıyorum ben,dünyanın en büyük acılarını yüklüyorum sırtıma..kalkıyorum yataktan ve seni anıyorum..sessizlik ve boşlukta yankılanınca her tarafta,iyice boğuluyorum karanlığında..kaçmak istiyorum kalabalığa,ses kirliliğine..sessizliği duymak bile istemiyorum..yankılanıyorsun o zaman!gittiğinden beri,bittiğinden beri..
bazı sabahlar gözyaşlarıyla uyanıyorum ve kaldığım yerden devam ediyorum..yaşlarım tükenene kadar..işin içinde sen olunca,kör olasıcalar tükenmiyorlarda..gözlüklerle geçiriyorum günümü,senin morluğunu..herşeye rağmen yaşıyorum..bir bilenin dediğini tekrarlıyorum;"acı çekmiyorsan yaşamıyorsun..."
bazı geceler hiç sabah olmuyor..güneş,aydınlık hiç doğmuyor..hatıralar ve özlemin bitmiyor..bazı günler ben hep ölüyorum;ölüp ölüp diriliyorum..içimi kaplayan bir hüzünle,kulaklarını çınlatıyorum..gittiğinden beri,bittiğinden beri,bazılar hiç bitmiyor...
bazı sabahlar gözyaşlarıyla uyanıyorum ve kaldığım yerden devam ediyorum..yaşlarım tükenene kadar..işin içinde sen olunca,kör olasıcalar tükenmiyorlarda..gözlüklerle geçiriyorum günümü,senin morluğunu..herşeye rağmen yaşıyorum..bir bilenin dediğini tekrarlıyorum;"acı çekmiyorsan yaşamıyorsun..."
bazı geceler hiç sabah olmuyor..güneş,aydınlık hiç doğmuyor..hatıralar ve özlemin bitmiyor..bazı günler ben hep ölüyorum;ölüp ölüp diriliyorum..içimi kaplayan bir hüzünle,kulaklarını çınlatıyorum..gittiğinden beri,bittiğinden beri,bazılar hiç bitmiyor...
adsız..
zor şey kadın olmak,başkalarının kadını olmak..makyajını yap,güzel görün..sevişirken de güzel görün,makyajlı ol kocanın,kocalarının,sevgililerinin hoşuna gider..makyajını sil gece yatarken,erken yaşlanmayı önler..makyajla uyunmaz..ağda yap;oranı,buranı yol,koltuk altında kıl olmasın,bacaklarında,vajinanda da..hoşlarına gitmez sonra kocalarının..kılsız ol..!kendine bak,makyajlı ol,manikür,pedikür unutma,temiz ol,mis kok..onlar bok koksada sen mis kok...parfümü unutma..sık göğüs arana,göbeğine,koltuk altına,kulak arkalarına,bileklerine..her yerine sık işte..yürürken senden önce kokun gelsin,hoşlarına gitsin erkeklerin..yoksa giderler senden daha iyisine,onlar doymazlar..en iyisi, sen kendine iyi bak;makyajlı ol,bakımlı ol,hep mis kok,zayıf ol...haa bir de yaşlanma sakın haaaa!!!!!!ve hep onlar için hazır ol..zor şey kadın olmak,kadın olarak var olmak..
parsellenmiş kalp
aşk şarabına bulanmış çiğer sarması..bakhalar etrafta;sen,ben ve arp..aşk meleği...teypte müzik"don't fear the reaper"blue oyster cult...mevsim sonbahar,sarı yapraklar..cennet mekanımız...cehennemde!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)