Hakkımda

Fotoğrafım
Gülüyorum,ağlamamak için; aslında ağlamayıda beceremezdim. Gülmeyi de beceremiyorum ya,sadece kafamın içinde gülebiliyorum, oradada kahkahalarım gözyaşlarımdan bile daha acı...

16 Temmuz 2010 Cuma

salla,bir daha salla.hep salla.

dur be kardeşim.böylede yapılmaz ki.şimdi pat diye gidilmez ki.
-ben giderim kardeşim.gitmeyi severim.olmadı mı hemen giderim.el sallamayı severim.
ama bana yapma be,ben ne yaptım ki sana.
-farketmez,sıktın canımı.ruhumu emdin,beni bitirdin.kimse vazgeçilmez değil be kardeşim. sen masallarla büyümüşsün.
ama ben sevdim be seni.
-bende sevdim.ama sevgi tek başına yetmez.büyük yürek lazım be kardeşim.ve o sende yok!
var,bende var.
-o zaman kör olmuş benim gözlerim,göremez olmuş gönlünü.sevemez olmuş.en çok kendini sevmiş bu gönül.kendine aşıkmış bu gönül.
banada yer ver.
-dolu be kardeşim,doldurdum.yoruldum.
yordun.
-kusura bakma.ne verirsen onu alırsın.ve gitmem lazım.bu kadar konuşma yeter.yollar bekler. zaman beklemez.gidiyorum.
peki,git o zaman.
-gittim.

30 Haziran 2010 Çarşamba

kimileri kendilerine mutluluğu hiç yakıştırmazlar.

ben,kendimi aldım ve gittim.gittim herkesten uzağa..yanımda konuşuyorlar ama ben uzaktayım,duymuyorum onları ve saçmalıklarını..ben gittim ve sölim gelmem asla geri. neden gelsin ki hem giden geri? terketmişse seni bitmiştir,noktadır.
gitmelere alıştım,gitmelere aşığım.

14 Haziran 2010 Pazartesi

bi git.

ne kadarda boş ve sıkılgan bir iç benimkisi..hissiz,kılları alınmış gibi hisleri alınmış.. boş, bomboş... yorgun,argın,dargın ve sadece boş.
kimi zaman kıpırtılı ama sakin.
saçma ama doğru..
yalnız ama kalabalık.
ne kadar karmaşık..
bir öyle bir böyle;öyle böyle işte!
dehşet kaos.
bilinmez,kendi içinde bile bilinmez,
dışarıya hiç sızdırmaz..
çatlak mı? genelde bol ama bilinmezde sıfır.
eskidendi,geçti.
unutuverdim herşeyi..
olduğum gibi olduğumu,
olmadığım birşeye dönüştüğümü.
ne olduğumu?
nası sevdiğimi?
gidiceğim,gitmeliyim,gittim..

8 Haziran 2010 Salı

masal

şimdi ben bir masal yazıcağım,sizde inanacaksınız ona.bende inanacağım. biraz iyi bir şeylere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.inanmaya,güvenmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. çünkü dünya birbirine güvenmeyi unutmuş.ya da güven bir eşyaymış ve kaybolmuş. aslında bir sürü birşey kaybolmuş.dostluk kayıp,sevgi kayıp,aşk kayıp. kayıp ilanlarında bile göremezsiniz artık bunları.çünkü vazgeçti aramaktan insanlar,bulamayacağız diye korkudan. şimdi düşünüyorumda korkunun ecele ne faydası var. korkup kaçmaya ne gerek var? üzerine gitmeli bence korkuların ama önce cesaret lazım o da tükenmiş durumda.stoklarda vardır belki yedekler ama saklamaktan yana insanlar.
bence yarını düşünmeden kullanılmalı.turşusunu kurmaktan hoşlanmıyorsanız eğer. bence sevilen şeyler kullanılmalı,saklanmamalı çeyizlere.
masalımda bir kız var,birde oğlan.sevdalanmışlar birbirlerine ama mülkiyetçi bir sevda değil. bilirler birbirlerini.güvenirler.güvenmeden yaşayamazlar. aralarında uzaklık var ama sorun değil onlar çok yakınlar.sevdaları içlerinde,ruhlarına yapışmış durumda..
birbirlerini özlemeyi çok seviyorlar.asla mesafe sorun olmaz,gönüllerinden düşmezler, gözdeki ıraklıktan ötürü.bilirler sevdalarını; daimi,kalıcı.
insanlar şaşırır onlara,kimi zaman kıskanır,kimi zaman hasretle bakarlar.böyle bir sevdanın hasretiyle.korkmaz bizim kızla oğlan,nazar değmez onlara.o kadar kolay değil sevdaları. beklerler mesafenin biteceği günü,keyif alırlar bu durumdan daha da heyecanlı yapar bu durum onları. 1 sene 5 ay 13 gün sora kavuşacaklar.oğlan gelecek gittiği uzaklardan.
gerçekten de zaman hızlı ve aşk dolu akar geçer,oğlan gelir.bunlar kavuşurlar birbirlerine. evlenirler.bir ömür mutlu yaşarlar.
böyle kısa ve detaysız bir masal.ama bu masalda aşk kaybetmedi.kavuştular.
evet biliyorum salladım.ama bence imkansız diye birşey yok vardır elbet böyle sevdalar...

27 Mayıs 2010 Perşembe

.

acaba sorun bende miydi? özlem duygusunu yitirmemin sebebi bende mi? ya da insanların kendilerinden soğutmak için uğraşmalarının sonucu muydu? ben mi duygusuzlaşmıştım acaba? yoksa çok sevdiklerimden vazgeçebilmemin sebebi bencilliklerinde miydi?
ya da artık söylenen sevgi sözcüklerine inanmamamın sebebi benim artık kimseyi sevemememde mi, yoksa sevgi sözcüklerinin yalan olduğunun kanıtlarına sahip olmamda mıydı sebep?
etki tepkimiydi?ne verirsen onu alırsın mıydı?
artık sevemememin sebebi neydi? kimseyi istemememin sebebi? belki de çok sıkıldım sahte insanlardan,sahte ilgi ve sevgilerden..ya da ben gerçekten çok sevgisiz olmuştum.. kimseyi sevemiyorum..eski sevdiklerimide..
çocukları seviyorum sadece uzun zamandır.belki de hala saf oldukları için.ya da sen onlara kızsanda, bağırsanda sevgilerinden vazgeçmedikleri,kin tutmadıkları için.kirli, lekeli olmadıkları için..
çıkarcı olmadıkları için..
bu yaşta daha yeni öğrendiğim için güvenmemek gerektiğini,çok kızgınım kendime.
onlara değil sadece kendime...
çocukları seviyorum sadece,hala onlar gibi olduğum için kimbilir belkide...

21 Mayıs 2010 Cuma

şiir saçması.

öyle bir yer yok.öyle biri de yok..ara ara dur olmayan şeyleri..
ya da ara ara dur ne aradığını bilmediğin şeyleri..
bilememek ya da bildiğini unutur olmak..
çok sıkılmak.
herşeyden.
her yerden.
herkesten.
kimi zaman kendinden.
tatsız olmak,
tutsuz olmak.
acıtatlı sos olamamak artık..
ekşimiş olmak.
kusmuk sonrası tad gibi tatsız olmak..
hayattan böyle zevk alamadan yaşamak.
en sevdiğin çikolatanın sana mutluluk vermemesi..
yalnız olmayı istemek.
çok istemek,eskiden korktuğun halde çılgınca yalnız kalmayı istemek.
sevmediğin herşeyi sever olmak..
değişmek bilinçsizce..
o içindeki tatlı çocuğu kaybetmek...
döner mi geri bilinmez.
dönsede eski neşesinde olur mu o kız çocuğu bilinmez..

19 Mayıs 2010 Çarşamba

.

öyle boş ki anlatamam.dolmuyor,bir türlü dolmuyor.kapana sıkışmış fare gibiyim.yalnız ve ürkek. ama gururlu. ölürüm o zaman,sorun yok.
ama ölene kadar ki o sürünme,işkence ve kapkara boşluk..içim çekiliyor. dayanamıyorum seslere, konuşmalara..gitsinler etrafımdan,pis kara sinekler..
yalnızım,bunla mutluyum.kimi zaman..ama birikti gözyaşlarım akamıyor.içimde akıyorlar sinsice.
acıtıyor ve çok sıkıyor..gelemiyorum yalan dolan sözlere,safmış numaralarına.. çok sahtesiniz hepiniz..gidin,beni rahat bırakın..boşluğunuza dayanamıyorum..iticiliğinizede..
herkes çok sıkıyor,kaçmak istiyorum ama kaçamıyorum.üzerime üzerime geliyor duvarlar, insanlar,saçma sapan sevdalar,arkadaşlar..herkes karabasan gibi üzerimde tepiniyor..
dualar okuyorum gitmiyorlar,kendisinden daha da karabasanlar..
şöyle bir rüzgar esse,ben de kuru bi yaprak olsam,rüzgara kapılsam;uçsam,uçsam,uçsam.. bilmediğim yerlerde uyansam.ve tanımadığım yüzlere baksam..sonra konsam bir dala ve yeniden yeşersem..
olmaz mı?olur neden olmasın..olmalı,elbet bir yolu olmalı...tanrım sana geliyorum her daim.