Hakkımda

Fotoğrafım
Gülüyorum,ağlamamak için; aslında ağlamayıda beceremezdim. Gülmeyi de beceremiyorum ya,sadece kafamın içinde gülebiliyorum, oradada kahkahalarım gözyaşlarımdan bile daha acı...

28 Ocak 2026 Çarşamba

RUTİN.

Her gece ciddi kararlar alıyorum. Bunların üstüne uzun saatler düşünüyorum.  Tabi düşünürken konudan konuya atlıyorum , oradan falanca kişinin yaptıkları geliyor aklıma. Sonra mahalledeki hız kesicilerin hiç bir işe yaramaması, ezilen kediler. Ardından hayvanlara yapılan zalimlikler, ardından çocuklara yapılan pislikler, hop sonra ülkenin durumu, işsizlik, artan zamlar, kadın cinayetleri. Erkeklerin kadınların üstünde kurmaya çalıştığı baskı, güç gösterisi, egosu, narsist kişiliği. Derken neden yalnız olduğumu hatırlıyorum. Erkek egemen toplumda feminist olmak falan.. Çok derin konular, girince çıkamıyorsun. O sırada aldığım kararları unutuyorum. Kötü şeyler düşünmeyeceğim, önce kendimi planlamam derken bir bakmışım, yine dağılmış konular, yine etrafta dönen kötülüklere girmişim. Dünyanın bu hali ne olacak, gidişat hiç iyi değil derken bir bakmışım ezan okunuyor. Neyse daha hava aydınlanmadı, saat uygulaması da sıkıntı ülkede. İnsanlar karanlıkta okula, işe gidiyor, güne başlıyorsun ama hala gece. Neyse ne diyordum evet bu gece erken uyuyacağım ama hava aydınlanmasa da sabah oldu. Gitti yine düzenli hayat başlangıcı. Sorun yok yarın başlarım. 


26 Ocak 2026 Pazartesi

O

Sevdiklerinden ayrıldığında (kaybettiğinde) bir süre yas tutar insan. İyi, kötü her insanda. çünkü onu, onları sevmişsindir. Zamanını vermişsindir. Uzun olmasa da yası hak ederler. Kendine saygındır bu en basiti.. İnsansın neticede, duyguların var. 

Ama bazı yaslar, hiç bir zaman bitmez. İçinde, gizli saklı bir yerinde kalır. Arada anımsarsın, küçük hüzünlenirsin, belki büyük. Ağlarsın.. Bazen gülümsersin. Bir cümle, bir ses anımsatır. Havada duyduğun bir koku.. Kimi zaman bir şarkı.. Sonra onu, o gizli yere saklar, hayatına devam edersin. Bazı sevilenlerin yası hiç bitmez, sadece saklanır, onu gün yüzüne çıkaracak bir an için durur yerinde.

Onu senden kimse alamaz.  O senden asla gitmez.

 Kaç yaşına geldi hala akıllanamadı. Aptal olabilirdi ama çok zekiydi. Hala insanlara güvenmemesi gerektiği söyleniyordu ama o umursamıyordu. Güvenmiyordu ama bu konuyu düşünmediği, kendi öyle olmadığı için, hayal kırıklığı ile baş başa kalıyordu. Biraz sarsılıp devam ediyordu. Sonra kendine; e biliyordun, hissetmiştin neden geri durmadın diye kızıyordu. 

Maalesef aynı döngü içinde dönüp dolaşıp aynı yere geliyordu. Akıllanır mıydı? 

Dedim ya, çok zeki ama aptaldı.

18 Kasım 2017 Cumartesi

az insan ol.

Yazmak istediğim her yazının,  insanlar garip, kötü,  kaypak falan filan diye gitmesi,  beni biraz sinir etmiyor değil.  Burdan çıkardığım tek sonuç,   insanlarla problemim olması.
Bazen düşünmüyorda değilim;  acaba sorun ben miyim? Biraz kendimi tutamaz mıyım?  Tutarım ama ne için, kim için? !
Onların kötü olmaları benim suçum olamaz?! Ve ben niye kendimi zehirliyorum ki! Hatalarını yüzlerine neden söylemiyim?  İçimde kalır ve diğer herkes gibi Susup kabul edersem,  ben kendimi yavaş yavaş zehirleyip,  öldürmez miyim?
Yoo, ben onlar gibi;  sahte, yalaka ve kaypak olmayacağım. Yüzlerine gülüp,  arkalarından konuşmak bana göre değil.  Direk yüzüne konuşmak bana göre!
Çıkarlarım uğruna,  yalaka olmayacağım! Onların bencilliklerine,  kötülüklerine destek olmayacağım.
Sen de olma,  olmasan!  Doğru söylesen,  haksızlığa susmasan olmaz mı?  Korkma!
 Tek amacın insanları kullanmak olmasın.  Ne düşünürsen,  ne hissedersin onu yaşa.  Yapma , herkes gibi olma.
Az insan ol, insanlık yap.

20 Ocak 2017 Cuma

Bu bir nokta.

Sevgiye olan açlığımız günden güne büyüyordu.  İnsan ırkı açlıktan yok olacak,  sevgi açlığı!  İçimizdeki hırs,  öfke  ve kötülük gittikçe hepimizi öldürecek..
Sevmeyi, sevilmeyi unuttuk. Güvenmeyi unuttuk.  Güvenilmez olduğumuz için,  güvenemez olduk. Biz insanlık,  bittik...
Ben bıktım.  Sevgiye ihtiyacım var; sevmeye, sevilmeye. Tüm canlılar gibi en büyük ihtiyacımız olan sevgi, artık yok. Kime inansak kazık yedik, kime sarılsak terkedildik.
Bu korkudan dolayı sevemez olduk.  İnsanlar birbirini eşya gibi görmeye başladı.  Kullan at, sıkıldın yenisini al. Hep bir doyumsuzluk,  hep bir daha fazlası.
Ve hep bir benim olsun,  ben arzusu...
Neden diye sormalar;  kendine,  etrafına, dostlara,  ona buna... alınamayan cevaplar,  hiç suçu kendinde aramamalar... hep bir suçlu,  hep bir katil mevcuttu.
İlk suclu kimdi? Adem kötü bir örnek miydi?  Yoksa şeytan mı aklını çelmişti?  Yoksa tüm kabahat  Havva 'nın mıydı?
Neydi? Bu halimize sebep olan neydi? Ben artık sevmek istiyorum,  sevilmek  ve çokça  güvenmek! Değişsin istiyorum dünya ya da yoo olsun.  Ama bir şeyler olsun,  güzel şeyler olsun... ya da yok olsun. Ya da ben gidim, bu diyarı terk edeyim...

15 Ocak 2017 Pazar

bitmeyen, cevapsız sorular ve ben.

Her gün biri ile tanışıyoruz, ayda birkaç kişi,  senede bir sürüsü ile. Kimi teğet geçiyor,  kimi delip geçiyor.  Bir çoğu bizi kandırıyor.  İnsanlar acıtmayı seviyor.  Ben anlamıyorum,  neden böyle yapıyorlar? ! Bir insanı kandırmak,  dugyularla oynamak, hangi dinde hangi inançta var? Sevgi bu kadar ucuz mu? Sevgiyi alet edip kullanmak,  insanlığın neresinde var?
Bu insanlar neden var?!
Her gün o kadar çok soruyla kalıyorumki,  kendimle başbaşa, karanlıkta,  duvara baka baka... biri çıksa cevap verse, cevapsız kalmaktan daha az deliririm vallahi...
İnsan olmaktan utanarak dalıyorum uykuya.  Bir gün uyansam ve hayvan olsam; düşünebilmeden kurtulsam, kendim gibileri bulsam...

13 Ocak 2017 Cuma

İçimi kemiriyor,  türlü türlü düşünceler.  İnsanlar düşüyor,  insanlar susuyor.  Aslında çok konuşuyorlar ama boş konuşuyorlar.
Evet, bir şeyler anlatmak istiyorlar ama esas kişilere anlatmıyorlar.  Söyleyin o zaman ne işe yarıyorlar?
Şikayet ediyor, lanetler yağdırıyorlar ama nereye gidiyor onlar? Alması gereken alıyor mu?
Sonra düşüyorlar ve kendi lanetlerinde boğuluyorlar.
Mücadele mi? Sözde ediyorlar...
Sistemden şikayet edip,  sisteme yenik düşüyorlar.  Avaz avaz bağırırken,  bir sürü susuyorlar.
Evet dostlarım,  tanıdıklar ve birileri;  siz o çobanın sevimsiz koyunlarısınız.  Kabullenmelisiniz.
Sen o  Kıvırcık koyunsun. Ağzında o otu geveliyorsun.
Hakkını araman lazım dostum,  hakkını arayıp ondan sonra konuşman lazım. Susma,  sevmezlerse  sevmesinler seni. Ama sen kendinle çelişme.  Sözünün arkasında dur.
Varsın sevmesinler beni. Ben susmam yine de! Hakkımı kimseye yedirmem!  Kendimi kimseye ezdirmem...
Çanak yalayıcı olma dostum!  Karakterli ol. Kimseyi takip etme,  bırak seni etsinler takip...
Kendin ol, insan ol.